Hafif Düzey Zihinsel Yetersizlik

EĞİTİLEBİLİR ZEKA ENGELLİ ÇOCUKLAR:

Zeka, insanların karşılaştığı durumları değerlendirmesi ve yeni bir davranma biçimi geliştirmesindeki en temel araçtır. Zeka Engeli; kişinin karşılaştığı durumları  değerlendirme  ve bunun sonucunda yeni davranış biçimi geliştirememe; çözüm üretmede çok sınırlı olması ya da hiç başarılı olamama durumudur. Zeka engelli çocuklar, özel eğitime muhtaç çocuklar  içerisinde en popüler olan gruptur. Zeka engelli çocuklar, psikolojik ve eğitsel yaklaşımlara göre sınıflanmaktadır. Psikolojik sınıflandırmada gruplar Hafif, Orta, Ağır ve Çok Ağır derece şeklinde; Eğitsel sınıflandırma da ise  Eğitilebilir, Öğretilebilir  ve Klinik Bakıma Muhtaç şeklinde yapılmaktadır. Zeka engelli çocukların genel nüfus içerisindeki yaygınlık oranları genellikle % 3 olarak kabul edilmektedir. Bu oranın % 1’ini Çok Ağır düzeydeki,% 4’ünü Ağır  düzeydeki, %  10’unu Orta düzeydeki,% 85’ini Hafif düzeydeki zeka engelliler oluşturmaktadır. Eğitsel sınıflandırmaya göre ise Eğitilebilir  Zeka engelli çocuklar bu oranın % 90 ile 95’ini oluşturmaktadır. Zeka engelinin nedenleri; bulaşıcı hastalık ve  zehirlenmeler, travma ve fiziksel etkiler, metabolizma ve beslenme bozuklukları, kaba beyin hastalığı, doğum öncesinde bilinmeyen nedenler, kromozom anormallikleri, gebelik  bozuklukları, ruhsal bozukluklar ve çevre etmenleri şeklindedir. Zeka engelli çocuklar ( bugün için) tıbbi olarak iyileştirilemez; ancak eğitim boyutunda, son yıllarda önemli gelişmelerle birlikte, ulaşılan  olumlu sonuçlar vardır.

Eğitilebilir Zeka Engelli Çocukların Özellikleri:

Gelişimleri normallerden önemli bir farklılık göstermediği için  genellikle okula başlayana değin farkına varılmazlar. Okul çalışmaları başladığında özellikle akademik çalışmalarda karşılaştıkları güçlükler sonucunda gerilikleri ortaya çıkar. “Eğitilebilir” terimi bu çocukların okuma, yazma, matematik gibi temel akademik becerileri öğrenebileceklerini açıklamaktadır. Bu çocuklar temel akademik beceriler yanında öz bakım becerilerini öğrenebilirler, ileride yetişkinlik çağında bütünüyle ya da  kısmen  geçimlerini  sağlayacak bir iş becerisi edinebilirler.

A. Beden ve Devimsel özellikleri:

1.Fiziki olgunlaşma yönünden normal çocukların gelişim seyrini gösterirler. Grup olarak karşılaştırıldıklarında ise, boy ve  ağırlık  bakımından normallere göre daha zayıf ve gelişimleri daha yavaştır.

2.Fiziki gelişim bakımından daha zayıf, hastalıklara karşı daha az dayanıklı olup sık sık hastalanırlar.

3.Devimsel beceriklilik bakımından normallere göre daha  geridirler. Bu gerilik daha küçük kas kontrolü ve koordinasyonuna dayanan  karışık hareketlerde daha açıkça görülür.

B. Zihin özellikleri:

 1.Geç ve güç öğrenir.

2.Dikkat süresi kısa ve dağınıktır.

3.İlgisi sık sık değişir.

4.Soyut şeyleri güç kavrar.

5.Zamanı kavramada güçlükleri fazladır.

6.Genelleme yapamaz.

7.Kazandığı bilgileri transfer edemez.

8.Yeni durumları kavrama ve onlara uymada zorlukları vardır.

9.Yeni durumlardan kaçar.

10.Kolaylıkla yorulur.

11.Derslerde kolaylıkla yılgınlık gösterir.

12.Kendisinden küçüklerle oynar.

13.Gördüğü,duyduğu şeyleri çabucak unutur.

14.Yakın sonuçlara ilgi duyar.

15.Tepki ve algıları basittir.

16.Kendilerini bağımsız olarak ifade etmekten çekinir, zorlukları vardır.

C. Sosyal özellikleri:

1.Sınıf arkadaşlarıyla ilişki kurmada zorlukları vardır.

2.Normal sınıf öğrencileriyle ilişki kurmada zorlukları vardır.

3.Dostlukları devamsızdır.

4.Kolayca ilişkileri bozar.

5.Her zaman grupta bağlı olmayı yeğ tutar.

6.Oyun kurallarına uymakta zorluk çeker veya uymaz.

7.Giyim kuşamlarında gariplik vardır.

8.Nezaket ve görgü kurallarına uymada belirli gerilik gösterir.

9.Uyumsuzlukları fazladır.

10.Sosyal etkinliklere katılımı azdır veya yoktur.

11.Sosyal becerileri azdır.

12.Grup etkinliklerine katılma ve kurallarına uymada güçlük çeker.

13.Sosyal ilişkilerde bencildir.

14.Grup tarafından kabul edilmemektedir.

 15.Yalnızlığı yeğ tutar.

Ç. Kişilik özellikleri:

1.Kendisine güveni çok azdır.

2.Bağımsız hareket edemez.

3.Sebatsızdır.

4.Belli bir amaca ulaşmak için gösterdiği çaba çok sınırlıdır.

5.Dostluklarının süresi kısadır.

 6.Sorumluluk almaktan kaçınır.

7.Başkalarının fikir ve duygularına az saygı duyar veya hiç duymaz.

8.Kendi kendine etkinliğe başlayamaz veya yönelemez.

9.Kızgınlık nöbetleri vardır.

10.Kırıcıdır.

11.İçe dönüktür.

12.Uysaldır.

13.Ketumdur.

D. İş ve Çalışma özellikleri

1.Yaşıtı öteki çocuklar gibi bir iş sahibi olma ihtiyacındadır.

2.Toplumda ihtiyaç duyulan bir çok işleri yapabilir ve bir iş sahibi olabilir. Kimisi sürekli, kimisi aralıklı denetlemeyi gerektirir.

3.Herhangi bir işi öğrenebilmek için onun basit kısımlarının ayrılmasını ister. Önce işin akıl ve mantıki parçalarını sonra bütünü öğrenir.

4.Monoton  işleri yapmaktan özel bir haz duyar. Başka bir deyişle normal ve üstün zekalı çocuklar için sıkıcı olan işleri bıkmadan istekle yapar. Üstün çaba, dikkat ve başarı gösterir.

5.İşlerine çok bağlıdır. İyice öğretilmiş iş ve çalışma kurallarına harfiyen uyar.

6.İşin gereklerine göre iyi eğitmek, istenilen iş ve çalışma alışkanlıkları kazandırmak kolay olur.

7.Usludur. İşveren, iş öğreticisi ve öğretmenin istikrarlı isteklerine uygun davranış gösterir. Onları hoşnut etmek için içten çaba gösterir.

8.Başarısından dolayı gurur duyar. Bu başarı  onları normal ve üstün zekalı çocuklardan daha çok çabaya yöneltir, yeni şeyler yapmaya teşvik eder.

9.İş öğretmeni, öğreticisi ve işyeri sorumlusunun  telkin ve öğütlerine, aynen uyar. Başta bağlı olma eğilimi onların öğütlerine  uymasını sağlar. Karşılaştığı engel ve sıkıntılarda, sorunların çözümünde, birinin  yanında olmasına ihtiyaç duyar.

10.Özellikle büyük ve küçük kaslarını kullanarak tüm organlarının çalışmasını sağlayacak etkinliklerden hoşlanır.

11.Daha yavaş düşünür ve geç kavrar. İşin öğretilmesinde  sözlü açıklamalar onun için anlamsızdır; somut örnekler verilmesi gerekir. Hatta  bu da yetmez, kendisinin etkin olarak açıklama yapması gerekir. İstenilen  bilgi ve becerinin alışkanlık durumuna gelinceye kadar  tekrarlanması  ve  sürdürülmesi gerekir. Yaptırarak ve uygulatarak öğretme, iş eğitiminin temel dayanağı olmalıdır.

12.Bir işe başlaması ve işe ısınması çok zaman alır. Sabır, bilgi ve beceri ister. Bireysel ayrılıklarına göre bu sağlanıncaya kadar beklemek gerekir.

13.Basit, özlü, kısa ve özlü açıklamalar yapılmasını ister.

14.Bir defada işin ancak bölünmüş bir parçasının açıklamasını kavrayabilir. Tümünün birden açıklamaya kalkışılması  onların  kendine  olan  güvenini sarsar, işinden soğutur.

15.Başarısızlığa düştüğü her durumda kendine güvenini yitirir. Bu sebeple başarı gösterebileceği iş ve düzeyde başlatılması gerekir.

16.Başarısızlıklarla veya kendi başına istemeyeceği bir  sorunla karşılaştığı zaman ona nezaketle ve içtenlikle, kırmadan yardım yapılması gerekir.

Eğitilebilir Zeka Engelli Çocukların Eğitim Ortamındaki Gelişim Özellikleri

Bu çocuklar, ya normal sınıfta  “Kaynaştırma Eğitimi’ne  alınarak ya ilköğretim okullarının bünyesinde açılacak “özel sınıflarda ya da bu düzeydeki öğrenciler için açılacak olan  gündüzlü  ilköğretim okullarında eğitimlerini sürdürebilirler. Bunların eğitim ortamlarındaki gelişim özellikleri  3 ayrı  devrede ele alınacaktır:  5-7 Yaş Devresi, 8-11 Yaş Devresi ve 12-15 Yaş Devresi.

5-7 Yaş Devresi

A-Beden Gelişimi:

 Bu tip çocukların motor gelişimleri, normal  çocuklarınkine  benzemekle beraber, bazı farklar görülebilir. Yürüyüş, koşma ve  sıçrama hareketlerini istekle yaparlar. Yalnız sıçrama hareketlerini  güçlükle  yaparlar, bu beceriyi geç kazanırlar.

Yuvarlak ve iri toplarla oynamak, topu hedefe atmak, fırlatmak ve yakalamakta beceriksizlik gösterirler. Bu beceriyi ancak bir rehber yardımıyla kazanabilirler ve genellikle bu türden oyun ve uğraşılardan hoşlanmazlar.5 yaşlarında; eşya taşımaktan, blokları üst üste yığmaktan, salıncak, tren, otomobil gibi oyuncaklarla oynamaktan hoşlanırlar.6 ve 7 yaşlarında üç tekerlekli bisiklete binmekten ve diğer oyuncaklarla oynamaktan haz duyarlar.

Genellikle motor-kas işbirliği yetersizdir. Parmak, el, bilek, kol kaslarını kullanma ve denetleme yetenekleri ağır gelişmektedir. Titrek  ve karalama halinde çizgi çizerler. Makas, testere, çekiç gibi aletleri kullanmak  isterler ama başarı gösteremezler. Ancak, 7 yaşlarında, çizgi halinde boyamaları ve kesmeleri becerebilirler. Genellikle 6-7 yaşlarında yardımsız giyinip düğmelerini ilikleyebilir, fermuarlarını kapatabilirler. Boyun bağı ve kordela bağlamasını zor öğrenirler. Normal çocukların bu çağda kazandıkları motor-kas  gelişimine dayanan becerileri ancak yetişkinlerce hatırlatma, açıklama, motive edilme, yardım gibi durumlarda yavaş yavaş kazanırlar.

Bedensel büyüme boy ve ağırlık bakımından genellikle normal çocuklar düzeyindedir. Hava değişimlerine ve hastalıklara karşı duyarlıdırlar. Yemek alışkanlıkları düzensizdir, genellikle fazla yerler. Tuvalet ve temizlik    alışkanlıklarını geç kazanırlar. Görme ve işitmeleri, uykuları genellikle normaldir.

B. Zihin Gelişimi

Zihin gelişimi normal yaş ve düzeyinin 3/5 kadardır. Fikir ve düşüncelerin gelişmesini sağlama çok yavaş gelişmektedir. Soyutlama ve  genelleme  yönünden daha da geridirler. Çevrelerindeki insanlar ve varlıklarla ilgili  ilginç sorular sormazlar. Düşünce gelişmeleri vardır ama bu yıl, dün, bugün, yarın gibi zaman kavramlarını, konuşurken zaman çekimlerini  yerinde  kullanmazlar.

Resim açıklamalarında gördükleri objelerden bir iki tanesinin resmini söylemekle yetinirler, ilişkileri sezmezler. İş ilgileri, 8 yaşından  önce  nadir de olsa görülebilir. Onlar için eksik çizilmiş insan  veya  hayvan  resimlerinin bir veya iki eksiğini tamamlamak, sevinç verici bir uğraştır. 7  yaştan  önce bellek ve muhakemeye dayanan kısa cümleleri söyleyebilmelerindeki başarı, hemen hemen ¾ oranındadır.

Bu yaştan önce kırmızı, mavi, sarı, beyaz, siyah gibi  renkleri  genellikle tanıyamazlar. Bazen sonraki yaşlarda bile renk tanımada güçlük çekenleri olur. Eşyaları sayma ve gruplama işlemlerini somut örnekler  üzerinde  4-5’e kadar yapabilirler, ama henüz bu sayıların kavramlarını kazanmamışlardır. Kare, üçgen ve daire şekillerini öğrendikten sonra ayırt etmede başarı gösterirler.7  ve daha sonraki yaşlarda harflerin yazılış, şekil ve biçimleri  ile  ilgilenmeye başlarlar. Kare, üçgen gibi algıyı geliştiren şekilleri kopya edebilirler. Ama bu eğrilerle dolaşık şekilleri, eşkenar dörtgeni genellikle cetvelle dahi kopya edemezler.

Dil ve vokaller gelişmiştir. Fakat yaşıtları olan normal çocukların  dil kavramı ve becerisi düzeyinden %75 ile 50 oranında aşağıdadırlar. Sınıflandırılmış kelime ve terimleri soyut kavramlarından ayıramaz. Resimli küçük hikayeleri, hoşlandıkları oyuncak ve eşyaları incelemekten, izlemekten hoşlanırlar ve yararlanırlar.

7 yaşa kadar; ön, arka, alt, üst kavramlarını öğrenemezler. Ancak  bu yaştan sonra birçok pekiştirmelerle yer ve yön kavramlarını öğrenebilirler. Dil gelişmeleri yavaş olur, çoklarında dil arızaları açık şekilde  görülür. Bazıları R,S,T,K,F seslerini çıkaramazlar. Böyle çocukların  çıkaramadığı sesler bir dil terapisti tarafından erken düzeltilmezse, ileriki  yaşlarda bu seslerin artikülasyonunun düzeltilmesi çok uzun zaman ve emek gerektirir. Kekemelik, pepemelik, tutukluk ve bebek dili ile konuşmalara bu çocuklar arasında sık rastlanır. Uzun cümlelerle konuşamazlar. Emir ve sevgi  ifade eden kısa anlatımlardan hoşlanırlar. Kelime dağarcıkları yoksundur. Bazılarında görülen çok gecikmiş dil gelişimi beyin zedelenmesinden veya ilk yaşlarda ana ve baba ilgi ve şefkatinin azlığından ileri gelebilir.

C. Sosyal Gelişim

Çekingen, ürkek ve içe dönüktürler. Oyun gruplarına  girmekte ve kurallarına uymakta güçlük çekerler. Özel bir  rehberlik  yapılırsa, uygun  imkanlar sağlanırsa oyun gruplarına bir üye olarak  katılmak  isteğini  duyarlar. Oyun grubundaki arkadaşlarına oyuncaklarını oynatmaktan hoşlanırlar. Rehberlik ve yardım yapılmadıkça yalnız başlarına oynarlar.7 yaşlarında sütçü, postacı gibi taklide dayanan grup oyunlarına katılmaya başlarlar. Ev  işlerinde annelerine yardım etmek isteğini 6-7 yaşlarında duyarlar.

Başkaları tarafından büyüdüklerinin söylenme sinden , güçlerinin , başarılarının övülmesinden, beğenilmesinden haz duyarlar. Karşı davranış ve tenkitlerden üzüntü duyarlar. Hayvanlara ve oyuncaklara düşkündürler, onlara sahip olmak isterler. Hikaye ve “kasetteki bir şarkı” gibi şeyleri tekrar tekrar dinlemek isterler. Anne ve babalarıyla sokak, sinema gibi yerlere, misafirliğe gitmekten hoşlanırlar. Kişisel çıkarlarını çok severler, normal çocuklardan daha az özgecidirler.

8-11 Yaş Devresi

 A. Beden Gelişimi

Motor-kas işbirliğine dayanan etkinliklere daha kolaylıkla  başlar. Kol ve bacak kasları gelişmiştir. Yürüyüş, sıçrama ve atlama hareketlerinde bu kolaylıklar görülür. Belirli uzaklığa topu fırlatma ve yakalama gibi el  ve kol kaslarının kontrolüne yarayan düzenli denemeleri çoğu kez başarabilirler. Bu devre çocukları için, tahta üzerinde düzenli yürüme, ayakta  durup atlama gibi çalışmalar zararlıdır. Ayak kaslarının gelişmesini sağlayacak hareketlere yer verilmelidir.

Duyarlı el ve kol kaslarının gelişmesi,7çocuğun çalışmasına yararlı olacak bir düzeye erişmiştir. Devamlı ve fazla dikkat harcayarak kalem, fırça ve tebeşir kullanma becerisini kazanırlar. El becerilerine karşı ilgi  artar. Makasla kağıt kesmekten, çekiç ve testere gibi aletlerle iş yapmaktan hoşlanırlar, ama yaptıkları işler çoğunlukla kabaca işlerdir. El ve parmak kasları gelişmiştir. Motivasyon yaratılıp, rehberlik yapılırsa; ilk zamanlarda bakarak, okuma yazma öğrendikten sonra da düzgün şekilde yazılar yazabilirler.

Bedensel büyüme, boy ve ağırlık bakımından aşağı yukarı  normal çocuklar düzeyinde devam eder. Hastalıklar sık görülebilir. rehberlik yapılırsa; yemek, tuvalet alışkanlıklarını kazanırlar. Normal çocuklarda olduğu gibi bu  çocukların da vücut temizliğine özellikle el, yüz, ağız temizliğine, diş  çürüklerinin temizlenmesine önem verilmelidir.

 B. Zihin Gelişimi

Zihin gelişimi genellikle 5 ile 7.5 zeka yaşı düzeyindedir. 6 yaşlarındaki normal çocuklar gibi okuma-yazma ve konuşma etkinliklerine  katılırlar. Ezberleme gücü 3 yaş düzeyinde olup, hatırlama gücü ve fikir doğurganlığı zayıftır. Günlük yaşantıda gerekli olan haftanın günlerini, günün tarihini  öğrenebilirler. Ayları oldukça zor öğrenirler. 9-10 yaşlarında  ancak, okula giriş ve çıkış saatlerine ait zaman kavramlarını öğrenebilirler. 8.inci yaşta dikkat yetersiz olduğundan dil gelişiminin temeli olan algılama da zayıftır. İki şey arasındaki benzerlik ve ayrılıkları kolay ayıramazlar. Tasarım ve çağrışım yetersizdir. 10. yaşa doğru algılama yetenekleri  artar, ama  algılamanın gelişimi takvim yaşlarının altında bir gelişim gösterir.

Bu devrenin ikinci yılına doğru el sanatları ve  iş çalışmalarına devam edebilirler. Fakat halen düşünme ve konuşmaları için yardıma, rehberliğe ihtiyaçları vardır. Oyunları anlatma ve tartışma yetenekleri normal takvim yaşlarının altındadır. Eşyaları genellikle tanırlar, eşyaları sınıflandırmada ve yararlarına ait kısa açıklamalar yapmada başarılı olurlar.

Normal 8 yaş çocuğunun ilgilendiği eşyaların   özelliklerini saymada ve kıyaslamada güçlük çekerler. Resim açıklamalarında  genellikle eşyaları isimlendirir, hareketleri anlatabilirler. Çizdikleri resimlerde detay ve ilişkiler eksiktir. 

8 yaşlarında kelime dağarcıkları normal çocukların  kelime dağarcığının % 25 ile 35’i kadardır. Kendilerini eleştiri yönünden zayıftırlar. 8,9 yaşlarına doğru kendiliklerinden uyarmasız dikkat etmeye  başlarlar. Yalnız yeni durumlara hemen uyum yapamazlar, bazen olaylar arasında  ilişki kurmakta güçlük çekerler.

Duyum, algı, dikkat, bellek, soyutlama ve genelleme  gelişimleri ilk okuma-yazmayı öğrenmeye, göze, kulağa hitabeden araçlar kullanma   ve  pekiştirilmek şartıyla elverişlidir. Duygu gelişimleri normaldir. Sevmek ve sevilmekten hoşlanırlar. Ancak heyecan ve duygularını açıklama, yorumlama ve benzer duygusal yaşantıları ayırmakta güçlüğe uğrarlar. Zihinsel engellilik sebebi ile özellikle sözlü  emirleri anlama ve tartışmada hata yapabilirler. Bu devre öğrencilerin pepeme ve pelteklik, bebeğimsi konuşma gibi dil yetersizlikleri % 15-18 oranında olup bu oran normallere kıyasla 3 kat  fazladır.

C. Sosyal Gelişim:

Bireysellikten kurtularak sosyal gruba girerler. Anne, baba ve öğretmenin kendisinden bazı çalışmalar beklediğini anlarlar. Kendilerinin bazı yetenekleri olduğunun, çevrelerinde bazı şeyler öğrenebileceklerinin bilincine varmaya başlarlar. İnandıkları, sevdikleri birey veya grupla çalışmak isterler. Grup çalışmalarına katılarak kendi çalışmalarını eleştirmeye başlarlar. Grubun, sınıfın, öğretmenin, ana ve babanın takdirini kazanma isteği duyarlar. Bu istekleri doyurulursa, başarılı çalışmalara yönelirler, doyurulmazsa yıkıcı davranışlara yönelirler. Aile içinde kendinden küçükleri koruma, ev işlerinde   yardım etme gibi olumlu davranışlara yönelerek büyüdüklerini belli etmek  isterler. Özellikle erkek çocuklar güçlü olduklarını göstermek için akranları ile ara sıra kavga ederler.

Benliğinde iyi sporcu olabileceği duygusu belirir. Bu nedenle; yarışmaya dayanmayan ve ciddi olmayan oyunlardan hoşlanmazlar. Taklit ve ima yollu oyun ve hareketleri severler. Oyunları ve öyküleri tekrarlamada,  dramatize etmede başarılı olurlar. Ritmik hareketlerle müzikli milli danslarla,  peri öyküleri ve resimli kitaplarla ilgilenmeye başlarlar. Bilmeceler, taş  fırlatma, topaç çevirme, evcilik ve top oyunları başlıca ilgi çekici oyunlardır.

Bu devrede ara sıra gerçek tecrübe ve hayale dayanan öyküleri karıştırma halleri görülebilir. Bunları ayırabilme alışkanlığını kazanmaları için rehberlik yapılmalıdır. Bazılarında şaka ile gerçeği ayıramama görülür. Bu sebeple böyle durumlarda saçmalıklar açıklanırsa, zamanla olayları birbirine karıştırmaları önlenir.

12-15 Yaş Devresi

A. Beden Gelişimi:

Boy ve ağırlık gelişimi normal çocuklarda olduğu  gibi hızlanır. Bu hız, kızlarda erkeklere kıyasla daha fazladır. Kol ve bacak kemiklerindeki gelişim dikkati çekecek derecededir. Boyca gelişmiş bazı kızlarda görülen utangaçlık, davranış değişikliği gençlik gelişiminin belirtileridir. Genellikle motor hareketler yeterlidir. Aşırı görme kusuru ve ellerinde sakatlık olmayan  çocuklarda el-göz işbirliği becerisi gelişmeye devam eder. El  becerilerinde  daha önceki zamanlarına kıyasla başarılı olurlar, hataları gün geçtikçe azalır. Büyük bir ilgi ve dikkatle bitirdikleri işler olur. Bu işleri  yaparken gerekli alet, edavat, araç ve gereçleri başarı ile kullanmaya başlarlar.

Bu devrede çocuklar ergenlik çağına girerler. Ergenliğe girişte fiziksel gelişim hızlanır. Kızlar;13 yaşın sonları ile 15 yaş arasında  ilk adetlerini görürler. Erkekler de,14 yaşın başı ile 15 yaşın ortalarına doğru ergen olurlar. Fiziksel gelişimi daha iyi olan çocukların, bu yaşlardan önce de ergenliğe ulaştıkları görülür. Ergenliğe girilince kas ağırlığı ile  vücut  ağırlığı arasındaki oran hızla artar. Solunum kapasitesi, fiziki  güç  ve  dayanıklılık normallerdeki gibi gelişir. Ergenlerde ses değişiklikleri olur. Motor gelişim, el-göz işbirliği daha da artar. El beceri türleri artar. Giriştikleri  işi sonuçlandırmak için güçlüklere dayanırlar. Daha verimli çalışmalara yönelebilirler. Ergenlik çağında iştahları artar. Beslenmelerine önem verilmesi gerekir.

 B.Zihin Gelişimi

Zihin çalışmaları sırasında; ışık, ısı gibi dış  uyarımların etkisinden daha az rahatsız olmaya başlarlar. Dikkatlerini, ilgilerine dayanan çalışmalar da uzun süre uyanık tutabilirler. Zorlukları yenmek için daha fazla  güç gösterirler. Mihaniki olarak, anlamını öğrenmeden ezber yetenekleri artar ama, halen anlama, mantığa ve hayale dayanan ezber yetenekleri yetersizdir. Zaman kavramı gelişmektedir.12 yaşındaki grubun çoğu günün tarihini söyleyebilir, ama ay ve yıl olarak geçmiş zamana ait bazı tasarımları olmakla  beraber bunları tam olarak öğrenememişlerdir. Özellikle ay ve mevsim kavramları  aydınlık değildir.

     Eşyalar, olaylar ve fikirleri sınıflandırmada, aralarındaki benzerlik  ve farkları sezmede önceki devreye kıyasla daha başarılıdırlar. Yaptıkları işlerden fikirce sonuca ulaşmaya başlarlar, ana fikirleri bulmaya  yönelirler . Bir şeyin nasıl ve niçin yapıldığına ilgi gösterirler, bazen araştırırlar. Günlük hayatta daha iyi yaşamanın imkanlarını düşünürler, ilgi gösterirler. Yurt  ve dünyada meydana gelen olaylara mesela deprem, savaş, yeni buluşlar  gibi olaylara da ilgi gösterirler. Olaylar arasındaki ilişkiyi sezmeye  çalışırlar. Zihinsel gelişimde görülen bu ilerlemelere rağmen genelleme, kıyaslama, soyutlama yetenekleri bakımından normallere kıyasla rahatsızdırlar. Soyut  ve tanımsal kavramları zor öğrenirler. Pratik ve faydalı çalışmaları öğrenme alışkanlıkları artar. Yeni durumlara gün geçtikçe daha iyi uyabilirler.

Resimlere karşı tepkileri anlamını bulup açıklama yapma şeklinde değildir. Sadece gördükleri şekil, eşya ve hareketin basit bir tanımlaması  şeklindedir. Çizdikleri resimlerde belli başlı detayları gösterebilirler.  Herhangi bir resim gösterip yorumlaması istendiği zaman; yaratıcılığa  dayanmayan  çok basit yorumlama yapabilirler. Çünkü hayal güçleri yetersizdir. Kelime dağarcıkları zenginleşmiştir. Ergenlik çağında daha  da zenginleşir. Ama yine de bu dağarcıkları normallere kıyasla daha yoksundur. Dili yerinde kullanma becerileri gelişmeye devam eder. Özellikle oyun ve  diyalog  yolu ile anlatım güçleri arttırılabilir. Konuşma yetersizlikleri % 4. ½  oranında olup önceki yaşlara kıyasla azalma göstermiştir. Konuşma kusuru olan çocukların, kusurlarının giderilmesi için bu devrede uğraşılması gerekir.

C. Sosyal Gelişim:

Zihinsel güç bakımından aşağı yukarı kendi düzeyinde olan çocuklarla arkadaşlık etmeyi severler. Ama, ergenlik çağına girilince ayrı cinsten de arkadaş edinmeye çalışırlar. Ayrı cinsten arkadaş edinme isteği, kızlarda daha önce belirir. Özellikle bu istek, yaşça daha büyük, fakat zekaca  daha geri erkek arkadaşlara doğru yöneltilir.

Bu devrede genellikle grup oyununa yer verilir. Erkekler yarışmalı oyunları severler. Yarışmalı koşma oyunları, kayak, tırmanma, yüzme, futbol, basketbol gibi aktif oyunlar onlar için ilginçtir. Bu ilgi bazı kız çocuklarda da görülür. Kızlar daha çok ev hayatını dramatize edici şekilde oyunlara yönelirler.

Ev temizlemek, bulaşık yıkamak, yemek pişirmek, basit giysiler  dikmek, misafire hizmet etmek, kız arkadaşlarla ev ziyaretlerine gitmek onlar için çok ilginçtir. Halk oyunları, dans ve diğer ritmik hareketler hem kızların  hem erkeklerin hoşlandığı şeylerdir.

Bu devrede grupça veya bireysel olarak bir şeye sahip olma şeklinde mal veya mülk edinme arzusu belirir. Sahip olunan eşya, mal daha dikkatli, düzenli kullanılır. Değişik boş zaman ilgileri görülür. Kızlar okulda veya evde  kendisinden küçüklere bakar, onları koruma, göz kulak olma sorumluluğu belirir. Bilmece, bulmaca, tahmin oyunları, basit top oyunları, misafirlik oyunları ilgi çekici, eğlendiricidir. Peri masalları, hayvan ve çocuk öyküleri yine de ilginçliğini devam ettirir. Komik öykülerden, radyo-T v’ deki çocuk programlarından hoşlanırlar. Erkek çocuklar ise ayrıca macera öykülerine, filmlerine ilgi gösterirler. Gerçek öyküler, macera şeklindeki tarihi olaylar, icatlar, sportif çalışmalar hoşlarına gider. Bazı şeylerin nasıl yapıldığını anlatan pratik makaleler  ilgilerini çeker. Her iki cins de, gerçek öyküleri , olayları  dramatize  etmekten zevk duyarlar. Kendi kendilerine oyun yaratamazlar  ama  yardım  ve rehberlik yapılsa bu yönleri gelişir.

Büyümüş olmalarının, çevrelerindekiler tarafından da  kabul edilmesini isterler. Erkek çocuklar alım-satım yaparak, bir iş tutmaya, evin  çarşı-Pazar alışverişini yapmaya çalışırlar. Kızlar ev işlerine merak  salarlar. Her  iki cins de böylece gerçek iş yapabilme gücünde olduklarını  gösterirler, büyümüş olma güdülerini doyururlar.

Bağımsız olma, daha özgür yaşama isteği duyarlar, kendileri ile ilgili işlerde kendilerine danışılmasını isterler. Farklı davranışları sezerler, bu  gibi durumlarda daha alıngan olurlar. Harçlık verilmesi, giyim kuşam alınması gibi konularda büyüklerin eşit davranmasını isterler. Kendilerine verilen emirleri görevleri olduğuna inanmadıkları sürece kabul etmezler. Tartışma başlar, bu tartışmalarda sık sık hırslanırlar, kafa tutarlar.

Bulundukları grup içindeki diğerlerinin de özlük haklarına saygı göstermeye başlarlar. Gelecekte rahat edebilmek için şimdiden bazı çıkarcı davranışları bırakması gerektiğini fark ederler. Gün geçtikçe, önceki durumlarına kıyasla istek duyarlar ama, gerekli görevleri yerine getirme , imkanların  kısıtlı olmasında; düzenli grup örgütlerine, kulüplere, çevredeki diğer sosyal örgütlere katılmakta çekingen davranırlar.

Zihinsel Engelli Çocukların Eğitimleri

1.Bu çocukların bireysel olarak bütün yönleri  ile  tanınması eğitimin ilk dayanağıdır. Çocuğun bütün yetenekleri ayrı ayrı bilinmelidir. Geliştirmede ilk hedef kuvvetli ve zayıf yönlerini tanımaktır. Kuvvetli yönlerini geliştirmek ve zayıf yönlerini kuvvetlendirmek için desteklenmelidir. Çocuklar bireysel olarak tanınmalı ve yöneltilmelidir. Eğitimde temel ilke; Bireyselleştirilmiş Eğitim olmalıdır.

2.Eğitim ortamının uygun olması gerekir. Bu ortamda  aşağıdaki  hususlar yer alır:

* Çocuk, içten ve sıcak kabul görmek ister.

*Daha dostça davranış görmek ister. Her zor anında  yanında birinin var olduğunu hissetmek ister.

* Sizce en basit fakat onca güç olan çok basit  sorularının  biri tarafından onun ihtiyaç duyduğu anda cevaplandırılmasını ister. Ona her zaman açık olmak, her an onun  sorularının  cevaplandırılma -sına hazır olduğumuzu hissettirmek gerekir.

* Bu çocuklarla çalışanların  çok sabırlı ve toleranslı olması gerekir.

* Bu çocuklar sık sık takdir edilmek  ve  beğenilmek ihtiyacındadırlar. Bunu zamanında ve yerinde cömertçe vermek  uygun bir pekiştireç olur.

3.Bu çocukların temrin devrelerinin uzatılması  gerekir. Çünkü o öğrendiğini çabuk unutur. Tekrarlar onun hatırda kalmasını sağlar.

4.Bu çocuklar öğrenirken çok tekrarlama isterler. Tekrarların  sayısı ve süresi çocuğun o bilgi ve beceriyi başkasının yardımı olmadan  kendi  başına yapacağı duruma gelinceye kadar ayarlanmalıdır. Bunu  yaparken; sıkıcı olmamasına, unutmaya meydan vermeyecek şekilde uygun aralıklarla yapılmasına, benzer durumlarda tekrarlanmasına ve transfer gücünün artırılmasına olanak verecek şekilde yapılmasına dikkat edilmesi uygun olabilir.

5.Herhangi bir konuda yapılacak açıklamaların bireysel olarak yapılması gerekir.

6.Bütün ilişkilerde son derece dikkatli ve nazik olmayı gerektirir.

7.Bu çocuklar için maddi ceza kesinlikle uygulanmamalıdır.

8.Yönelmede zorlukları fazla olduğundan öğretmenler ve eğitimciler kendilerine yön vermede, uygun kararlar almada yanında bulunmalıdırlar.

9.Eğitim ve öğretim mümkün olduğu kadar somut ve uygulamalı olmalıdır.

10.Bu çocuklar, bizzat yaparak ve yaşayarak, birçok melekelerini kullanarak öğrenebilirler. Organsal öğrenme, bu çocuklar için özel bir öğrenmedir.

11.Bu çocuklara kazandırılacak her bilgi, beceri ve alışkanlığın çocuğun o andaki hayatı ve geleceği için anlamlı olması gerekir.

12.Bu çocuklar için dili öğrenmek, iyi konuşmak çok önemlidir. Bunun için çocuğa günlük hayatta en çok kullanılan kelimelerden oluşan bir dili  etkili şekilde kullanacak seviyede öğretmek gerekir.

13.Bu çocuklara uygun sosyal şartlar hazırlanmalı, normal sosyal  yaşantılar yolu ile sosyal bilgi ve becerileri birinci elden bizzat kazanmalarına önem verilmelidir. Mümkün olan her fırsatta normallerle ilişki kurmaları teşvik edilmelidir. Bu, kendi sınıfımız, ev ve yakın  çevresine  doğru  genişleyen şekilde başlamalıdır.

14.Bu çocuklar her fırsatta normal akranları ile  ilişki kurmaya teşvik edilmelidir.

15.Bu çocuklar için, okulda yapılan evde bozulabilir, bundan dolayı ana-baba eğitimi, eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalı ve yürütülmelidir.

16.Bu çocuklara boş zamanlarda kendi başlarına yapabilecekleri,bu zamanlarını hoş ve faydalı geçirecekleri bir beceri kazandırmak gerekir. Çünkü bu;

* Onları ekonomik bakımdan bağımsız kılar.

* Kendi kendilerine terapi yaparak ruh sağlıklarının düzelmesine yardım eder.

* Bedensel ve organsal gelişime yardım eder.

* Kendilerine karşı güvenlerini ve saygısını artırır.

* Toplumda üretici bir vatandaş olmaları dolayısı ile  saygı  değer bir toplum üyesi olarak kabul edilmelerine yardım eder.

* Boş zamanlarını hoş ve faydalı geçirmelerine ve birçok  sıkıntılardan kurtulmalarına aracılık eder.

17.Bu çocuklara öğretilecek bilgi ve beceriler, kazandırılacak  alışkanlıkların uygun şekilde parçalara ayrılması ve öğretilmesi gerekir. Genellikle bunu 5 kademeye ayırmak ve birinci kademe iyice öğrenildikten  sonra  ikinci ve diğer kademelere geçilmesi uygun olabilir.

18.Bu çocuklara kazandırılacak bilgi ve beceride en  basitten , çocuğun başladığı zaman muhakkak başaracağı seviyeden başlamak gereklidir. Bu suretle çocuk ben yapabiliyorum inancı ile yeni adımlar atmaya hazırlanacaktır.

19.Bu çocukların bulundukları okul çevrelerindeki kimseleri bu çocukları anlayacak, onları kabul edecek ve gerekli yardımları  yapacak  şekilde hazırlamak gerekir. Aksi takdirde bu çocuklarda  beklenen  gelişmelerin  olması imkansızlaşır.

(*) Psikolojik Danışman/Kırıkkale Rehberlik ve Araştırma Merkezi

YARARLANILAN KAYNAKLAR

* Çağlar D., Enç M., Özsoy Y.  Özel  Eğitime Giriş. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları.1987.Ankara.

* Eripek S.,Özyürek M.,Özsoy Y. Özel Eğitime Giriş. Karatepe Yayınları. 1987.Ankara.

* Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi Başkanlığı .  Eğitilebilir  Çocuklar İlkokul Programı. (Hazırlayan) Ankara Milli Eğitim Basımevi.1991.

* Özel  Eğitim  Rehberlik  ve  Danışma  Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Özel Eğitimde Aile Sempozyumu. Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünün Katkıları ile Hazırlanmıştır.2000.Ankara.

Hafif Düzey Zihinsel Yetersizlik İle İlgili Dokümanlar

Hafif Düzey Zihinsel Yetersizlik İle İlgili Pratik Öneriler

Hafif Düzey Zihinsel Yetersizlik İle İlgili Etkinlik Önerileri

Hafif Düzey Zihinsel Yetersizlik Film Önerileri

GİLBERT’İN HAYALLERİ

Gilbert'in Hayalleri FikriSinema

Leonardo DiCaprio’nun bu zamana kadar alamadığı Oscar’ı belki de en çok hak ettiği film, henüz 19 yaşında kamera karşısına geçtiği Gilbert’in Hayalleri filmi. Zihinsel engelli Arnie’yi canlandıran Leonardo ve ona bakmakla yükümlü olan ağabeyi Gilbert’in yaşadıkları sadece engelliler için değil engelli yakınları için de hayattaki zorlukları izleyiciye sunuyor. Işığı sadece Arnie üzerinden engellilere çevirmekle yetinmeyip, filmin merkezine Gilbert’i koyarak insanlarda oluşması gereken farkındalığın boyutunu genişletiyor. Film Gilbert’in Hayalleri olmasına ve Johnny Depp de Gilbert karakterinin anlatmak istediği her şeyi seyirciye çok iyi yansıtsa da Leonardo’nun oyunculuğu sayesinde filmde ilk hatırlanan Arnie oluyor. Özellikle Leonardo için bile izlenebilecekken engelli farkındalığı için atlanmaması gereken bir film.

BENİM ADIM SAM

Benim Adım Sam FikriSinema

7 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip bir adamın 7 yaşındaki kızının velayeti için verdiği savaşı konu edinen filmde en dikkat çekici olan elbette Sean Penn’in oyunculuğu. Birçok kişinin Sean Penn’i hala bu filmle hatırlaması şaşırtıcı bir durum değil. Fonda Beatles şarkılarıyla, temeline baba kız sevgisini oturtan Benim Adım Sam’i izlemeye karar verdiyseniz yanınıza birkaç kutu mendil almayı ihmal etmeyin.

FORREST GUMP

Forrest Gump (1994) IMDb 8.8

Düşük I.Q. sahibi Forrest Gump Jenny ile tanışır ve aşık olur. Gump aralarında Elvis Presley, Kennedy, Nixon’ın da olduğu tarihsel kişilerle kaza eseri tanışır ve 50’lerden 70’lerin sonuna kadar gelen bir süre zarfında olaylar gelişir. 
Gump tamamen tesadüf olarak Vietnam savaşına ve Amerikan yakın tarihinin önemli olaylarına şahitlik eder ve hatta rol alır. Ancak bilmeden yaptıklarının ne kadar önemli sonuçları olduğundan da haberi yoktur.

https://onedio.com/haber/engelli-bireylerin-hayatlarina-dokunan-21-etkileyici-film-817460    https://listelist.com/engelsiz-10-film/ sitelerinden alıntıdır.

Hafif Düzey Zihinsel Yetersizlik İle İlgili Videolar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir